Değerli Velilerim, Sevgili
Genç Öğretmenlerim, Canımdan Çok Sevdiğim Çocuklarım,
Cumhuriyet Bayramınızı En
İçten Duygularımla Kutlar, Aydınlık Günler Diler, Bayram Münasebeti İle Ata’ma
Yazdığım Mektubumu Sizlerle Paylaşmayı
Vatanım İçin Borç Bilirim.
SEVGİLİ ATAM,
Sana mektup yazmadan önce kelimelerimi avucumun içine alıp saklar, avucumu açıp
savurduğumda sağa sola umut ve mutluluk kelimeleri dağılırdı. Her bayramda
kalemimden neşeli duygular akar, sesim bir başka çoğalırdı..
Bu sefer olmadı. Bu sefer avucuma kederli kelimeler saklandı ve acı bir koku
sindi.
Hava soğudu, rüzgar sert esti, bir haber geldi ayaza kesildi yüreğim.
Bir gece vaktiydi vuruldular. Çoğu henüz 20 yaşındaydı. hayatlarının baharında,
gök mavisine hasret gittiler oysa beş gün
sonra şafak gelecekti.
Bir öğlen vaktiydi, yer sarsıldı, ağaçlar
yapraklarını, evler damlaını toprağa verirken Onlar da da toprağa düştüler.
Çikolata şekerin hiç tadını almamış ömründe
oyuncağı olmamış çocuklardı Onlar.
Anneler, eşler, sevgililer ve bizler hazan gibi hüzünlendik.
Ne kara bir haftaydı, can, can üstünde taş, taş üstünde kalmadı. Derin bir
yalnızlık sığınağımız oldu,
Biliyoruz biz güçlü bir ulusun bireyleri ve senin gibi güçlü bir liderin
öğrencileriyiz. Bu acı günleri bir birimize dayanarak, bir birimize kenetlenerek
aşacağız bunu da biliyoruz.
Bu kara günlerin ardından sarı sıcak günler gelecek, aynı gecenin en zifire
çaldığında şafağın doğup günü aydınlattığı gibi aydınlık günler bizim olacak.
Şimdiden sarıldık bile bir birimize. Tek yürek, tek ses olduk.
Bizi tespih tanesi gibi görüp, Sen, ben,
O, biz siz onlar diye ayrıştırıp ipe dizmeye çalışanlar, kendi iplerine
dolanacak. Bu ülke hepimizindi yine hepimizin kalacak.
Gözün arkada kalmasın diye yazdım, için huzurlu olsun,
Cumhuriyet bayramın senin de kutlu olsun
Manevi Kızınız
A.Nur AKÖZ



