Haberler

10.05.2021

Pandemi Sürecinde Evde Ergenle Yaşam Konulu Veli Seminerimizi Gerçekleştirdik

Dr. Natuk Birkan Ortaokulu ve Beylerbeyi Ortaokulu velilerimize yönelik "Pandemi Sürecinde Evde Ergenle Yaşam" konulu veli seminerimizde Uzman Klinik Psikolog Funda Akkapulu Aydın ile bir araya geldik. Seminerimizde çocuklarda ekran kullanımı, kaygı, motivasyon ve stres yönetimi, öfke kontrolü, mahremiyet, sınırlar, ergenlik ve LGS süreçleri gibi önemli konu başlıklarını konuştuk.

Pandemi Sürecinde Evde Ergenle Yaşam Konulu Veli Seminerimizi Gerçekleştirdik

Ortaokul öğrencilerimizin ebeveynleri ile çevrim içi ortamda bir araya gelen Uzman Klinik Psikolog Funda Akkapulu Aydın, ekran kullanımı, kaygı, motivasyon ve stres yönetimi, öfke kontrolü, mahremiyet, sınırlar ve ergenlikle ailelerin nasıl mücadele etmesi gerektiğine dair önemli bilgiler paylaştı.

"Çocuklarımızı sağlıklı beslenmeyi öğrettiğimiz gibi sağlıklı ekran kullanmayı da öğretmeliyiz."
Ergenlik dönemindeki çocukların bilgisayar başında çok fazla vakit geçirmesinden ve ekran kullanımının çok olmasından endişe duyan anne ve babaların yaşadığı kaygıya da değinen Aydın, uzman olarak ekran kullanımını iyi ve kötü olarak ikiye ayırdıklarını ve aslında dikkat edilmesi gerekenin çocukların ekran karşısında geçirdikleri sürenin niteliği olduğunu ifade etti. Dengenin önemine dikkat çeken Aydın şöyle devam etti: "Biz ekran kullanımını iyi ve kötü olarak ikiye ayırıyoruz. Kötü olarak nitelendirdiğimiz ve faydasız ekran kullanımı dediğimiz şey oyunlar, tekrar eden video seyretmeler, sosyal medya hesaplarında uzun süre zaman geçiriyor olmak olarak belirtebiliriz. İnternet kullanımını kısıtlamak, "Artık oyun oynamayacaksın." diye telkinlerde bulunmak çok doğru değil. Ben hayatı bir açık büfeye benzetiyorum. İnternette yer alan videolar, oyunlar bu açık büfenin lezzetlerinden biri. Bu demek oluyor ki bu açık büfeden dengeli yararlanmak lazım. Örneğin bir çocuk sokakta olması gerekenden çok fazla vakit geçiriyorsa bu da doğru değil. Bir çocuk olması gerekenden daha çok kitap okuyorsa bu da doğru değil. Ekran ile onu korkutmanın zamanı geçti. Dengeli olmak önemli. Sağlıklı beslenmeyi öğrettiğimiz gibi çocuklarımıza sağlıklı ekran kullanmayı da öğretmeliyiz."

"Umudu olmayan çocuğun motivasyonu olmaz. Evde umut dili hakim olmalı." 
Özellikle LGS hazırlık sürecindeki 7 ve 8. sınıf öğrencileri başta olmak üzere uzayan pandemi süreci ile öğrencilerin birçoğunda yaşanan motivasyon düşüklüğüne ilişkin görüşlerini ve velilerimizin sorularını da yanıtlayan Funda Akkapulu Aydın şunları söyledi: "Çocukların iç motivasyon ve dış motivasyona ihtiyaçları var. Pandemi olmasaydı da 8. sınıfta olan bir öğrencinin kendi başına süreci yönetmesi oldukça zor olacaktı. Anne ve babalar olarak çocuklarınıza bir motivasyon kaynağı olmaktan geri durmayın. Çünkü şu an onların iç motivasyondan daha çok dış motivasyona ihtiyaçları var.  Dış motivasyonu sağlarken anne baba olarak onlara iki kaynak sunmalısınız. Bunlardan birincisi umut, ikincisi ise hayaller. Pandeminin de hepimizde yarattığı hislerle evde sürekli olarak olumsuz bir tutum sergilemek yerine, sürekli ve sıklıkla "Şartlar, koşullar her şey değişiyor. Biz bir aradayız, sağlıklıyız, bütün bunlar geçecek" gibi umudu koruyan yaklaşımlar sergilemeliyiz. Olumsuz konuşup, evin içini bu söylemlerle doldurursak o çocuğun umudu olmaz, umudu olmayan çocuğun motivasyonu olmaz. Dilimiz umut dolu olmalı. Motivasyonun ikinci temel kaynağı ise hayallerimizdir. Çocuklarınız için, onlarla birlikte hayal kurun. Onlara da hayal kurmak için sohbet olanakları sunun.

"Ergenlik döneminde yaşadıkları ruhsal hareketlilik oldukça normal"
Mahremiyet, sınırlar ve ergenlikte nasıl mücadele edilmesi gerektiği konusunda ailelerin sorumluluğuna dikkat çeken Aydın, bunun tek bir kuralı ya da yolu olmadığının altını çizerek, "Özellikle pandemi döneminde çocuklarla evde olmak ve süreci yönetmek aileler açısından bir zanaat. Teknik olarak yapacak bir şey yok. Çünkü pandemi öncesi çocuklar okulda tüm enerjilerini boşaltarak eve geliyorlardı, bu sebeple bugünkü gibi evde yoğun enerji birikiminden dolayı yaşanan öfke patlamaları ya da saldırgan tutumlar olmuyordu. Bu yaşlarda yaşadıkları bu ruhsal hareketlilik oldukça normal." dedi.

Ergenlikte çocukların yaşadığı öfke duygusu ile ailelerin yapması gerekenlere ilişkin önemli bilgiler paylaşan Aydın, aileler için yapabilecekleri şu önerilerde bulundu:

  • Duygunuzu sabit tutun. Onun öfkesine kapılıp siz de öfkelenmeyin. Derin bir nefes alın. Unutmayın, yetişkin olan sizsiniz, nesil farkını koruyun. 
  • Çocuğunuzun öfke anında ya da tartışma esnasında sesinizin tonunu koruyun. Sesinizi olabildiğinde gündelik tonda tutun ki o da sesini alçaltsın.
  • Onun feveran ettiği durumlarda onu ikna etmeye, kendi tarafınıza çekmeye çalışmayın. O esnada yapmanız gereken şey tartışmayı orada durdurmaya ve sakinleşince konuşmaya ikna etmek olmalı.
  • Bir tartışma sonrası onun sizden özür dilemesini beklemeyin. O yaş grubundaki çocuklar için özür dilemek oldukça zor. Tartışma bittikten ve herkes sakinleştikten sonra yanına giderek onunla konuşmayı  deneyin. Yaşanan sorun her neyse konunun çözümü için ilk adımı siz atın.
  • Karşısında ağlamayın. Öfke, hayati bir duygudur. Öfkesini nasıl yöneteceğini ve karşı tarafa ne kadarını aktaracağını sizden öğrenecektir. Bu sebeple sizin bu gibi durumlarda sergilediğiniz tavır ona örnek teşkil edecektir.  
  • Çocuklar anne ve babalarına çok öfkelendikten sonra kendilerini hep suçlu hissederler. Çoğunlukla da bunu kendilerine bile itiraf etmezler. Çocuğun öfkesi dindikten sonra sizin "hadi gel biraz konuşalım. Seni ne öfkelendirdi, nasıl çözebiliriz ya da öfkeni kontrol etmek için neler yapabiliriz?"  dediğinizde çocuğun öfkesinin azaldığını göreceksiniz.
  • Çocuğunuzun öfkesini değil üslubunu uyarın, yetişkin olarak kendi üslubumuza dikkat etmemiz çok önemli.

"Kaygı, motivasyonun en büyük düşmanıdır."
Ergenlik döneminde LGS ile birlikte yoğun bir kaygı yaşayan öğrencilerin ve ailelerinin kaygılarıyla nasıl baş edebilecekleri, LGS hazırlık sürecinde neler yapılması gerektiği konusuna da değinen Aydın şöyle devam etti: “Kaygı, motivasyonun en büyük düşmanıdır. Kaygı ve motivasyonun bir dengede olması gerekir. Bu aslında ruhsal bir dengedir. Kaygıyla mücadele etmek çok kıymetli. 7. sınıftaki bir çocuk artık kendi kapasitesini, gelişimini, güçlü ve zayıf yönlerini biliyor olmalı. Ailecek bunu keşfetmiş olmalısınız. Ki, 8. sınıf programını bunun üzerine kurmalısınız. 7. sınıf çocuklarına liseleri tanıtın. İki liseyle sınırlı kalmasın hedefleri. Başka hangi okullar var onları bilsinler.  Hangi okulları beğenebileceğini, okulların onlara sunacakları imkanları, hangi okulları beğenirsiniz, hangisi size katkı sağlar bunlarla ilgili sohbet edin. Vizyonu olmasına yardımcı olun. Yaz dönemini konuşup, birlikte a, b ve c planları yapın. Çünkü 8. sınıfa başlarken bu yolun bir maraton olduğunu ve haziran ayına kadar enerjiye ihtiyacınız olduğunu, yüksek motivasyonunuzu uzunca bir süre korumanız gerektiğinin birlikte farkında olmalısınız. 7. sınıf çocuklarına, "Bu yıl iyi gez, seneye gezemeyeceksin, bilgisayar oyunu oynayamayacaksın" gibi cümleler kurarak onları korkutmayın, bir öcü 8. sınıf çıkarmayın. 8. sınıf öğrencileri pandemiyle birlikte zor bir dönemden geçti. Artık son düzlükteler. Birkaç hafta sonra tüm emeklerinin karşılığını alacaklar.  Onlara her konuda, her duygularında eşlik etmeliyiz. Son 20 günde çocukların motivasyonu çok değişebiliyor. Çok yukarılardayken hedeflediği başarıyı yakalayamayan ya da ortalardayken çok yukarılara çıkan çocuklar var.  Bu sebeple yılı nasıl geçirmiş olursa olsun çocukların sınava kadar motivasyonlarını korumaya çalışın. Sınav sonrası neler yapacağınızın hayalini kurmaya haziran ayının başından itibaren başlayabilirsiniz. “

"Anne babalar biraz daha sabırlı, dayanıklı olmalı."
Pandemi sebebiyle çocukların bir süredir evde ve hareketsiz kaldıkları, dışarı çıkabilecekleri zamanlarda dışarı çıkmadıkları, arkadaşları ile sosyalleşmedikleri yönünde ailelerin yaşadığı kaygılara da değinen Funda Akkapulu Aydın, şu önerilerde bulundu; Çocuklar bir yılı aşkın süredir evdeler ve hareketsizler. Bir kısmının büyüme biçimi yuvarlaklaşma ve uzama ve sonra tekrar uzama şeklinde devam ediyor. Bu kadar hızlı form değiştiren bir bedenin içinde o bedeni hareketli hale dönüştürmek fizyolojik olarak oldukça zor. Öncelikle yaşadıkları bu fizyolojik değişimler sebebiyle onları biraz zorlamalıyız. Çünkü aslında yapa yapa açılacaklar, istekli hale geleceklerdir.  Küçük çocuklar için park bir alternatif ama ergenlikteki çocukların dışarıda ne yapacağını bulmak biraz zorlayıcı olabilir. Bu sebeple dışarıda onlara ilgi çekici aktiviteler sunmak gerekiyor. Fizyolojik ve çevresel faktörlerin yanı sıra ruhsal faktörler de çocukların sosyalleşme konusundaki isteksizliklerini tetikleyebiliyor. Ruhsal faktörlerin en önemli unsuru ise tekinsizlik hissi. Tekinsizlikle mücadele etmek yerine hareketsizliği tercih ediyor ergenler. Ruhsal olarak dışarı çıkma konusu anne ve baba ile çatışma noktasında ergenlere malzeme de oluyor. Anne babalar burada biraz daha sabırlı ve dayanıklı olmalı, çünkü dışarı çıktıktan kısa bir süre sonra o direnç kırılacaktır. Aksi halde, bunu çatışma aracı olarak  kullanmaya devam edeceklerdir." 






Merhaba
Soru ya da önerilerinizi yazabilirsiniz.
kapat